Personel kıyafeti alımı çoğu işletmede ihtiyaç doğdukça yapılır: yeni çalışan gelir, bir ekibin kıyafetleri yıpranır, kış bastırır. Bu dağınık alımlar hem birim maliyeti artırır hem de ekipler arasında görünüm farkı yaratır. Planlı bir yenileme takvimi ise bütçeyi öngörülebilir kılar ve toplu üretimin avantajından yararlanmanızı sağlar.
İşverenin yükümlülüğü nedir?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelik, risk değerlendirmesi sonucunda gerekli görülen kişisel koruyucu donanımın (KKD) çalışana ücretsiz verilmesini, uygun durumda tutulmasını ve gerektiğinde yenilenmesini işverene yükler. Koruyucu özelliği olan iş kıyafetleri (ör. yüksek görünürlüklü veya alev geciktirici giysiler) bu kapsamdadır.
Mevzuat genel iş elbisesi için "yılda şu kadar" gibi sabit bir sayı belirlemez. Dağıtım sayısı ve sıklığı çoğunlukla toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi, şirket iç yönetmeliği veya kamu kurumlarında ilgili düzenlemelerle belirlenir. Kendi durumunuz için iş güvenliği uzmanınıza ve sözleşmelerinize bakmanız gerekir.
Yaygın uygulama: yazlık ve kışlık dağıtım
Pek çok işletme yılda iki dağıtım yapar: bahar başında yazlık set (tişört, ince pantolon veya tulum), sonbaharda kışlık set (kalın pantolon, polar veya sweatshirt, yelek, kaban). Kaban ve mont gibi dış giyim ürünleri genellikle her yıl değil, iki-üç yılda bir veya yıprandıkça yenilenir.
Kişi başı kaç set gerekir?
Kıyafetler düzenli yıkanacağı için kişi başı tek set yetmez. Günlük değişim gereken işlerde (gıda, mutfak, kirli ortamlar) üç set, haftada birkaç kez yıkanan işlerde iki set yaygın bir başlangıç noktasıdır. Ağır kirlenen ortamlarda ve vardiyalı çalışmada bu sayı artabilir.
İş elbisesinin yenilenmesi gerektiğini gösteren işaretler
- Yırtık, delik veya açılmış dikişler
- Belirgin renk solması ve kurumsal görünümün bozulması



